Islenmeyi Bekleyen Down Sendromlu Bireyler
Ailelerin bilinçli olmasi dâhilinde down sendromlu bireylerin egitimleri sonucunda çok yetenekli sporcular ve sanatçilar yetistigini belirten Down Sendromlular Eskisehir Il Temsilcisi Ugur Yavuz, “Ötekilerden bir farkimiz yok” dedi.
Türkiye Down Sendromlular Dernegi Eskisehir Il Temsilcisi Ugur Yavuz, down sendromlu bireylerin sanatta, sporda ve egitim sürecinde yasadiklarindan bahsetti. Özellikle down sendromlu çocuklarin egitiminde püf noktalara deginen Yavuz, ailelerin bu konuda bilinçli olmasinin kilit noktada oldugunu vurguladi. Eskisehir’de yaklasik 200’e yakin down sendromlu kisilerin ailelerine ulastiklarindan bahseden Yavuz, “Hedefimiz, bu ailelere ivedilikle ulasip dernegimizin imkânlarindan yararlanmalarini saglamaktir ve çocuklarin egitimi konusundaki sikintilarini gidermektir” dedi.
“Bana ‘baba’ dediginde dünyalar benim olmustu”
“Rehberlik arastirma merkezlerinin degerlendirmelerinde birey için kaynastirma raporu verilmesine ragmen okula ilk kayit yaptirilirken yetkililer tarafindan problemler yasanabiliyor” diyen Ugur Yavuz, “Zaman zaman da siniftaki ögretmenler bu sorumlulugu almak istemeyebiliyorlar ve tabi ki bu süreçten en fazla çocuklar etkileniyor. Aslinda sosyal olarak ailenin hakki var ama bu tip vakalara karsi özel egitime yönlendiriliyorlar. Bizim çocuklardan beklentimiz muazzam bir kariyer degil aksine sosyallesmelerini, kaynasmalarini görebilmektir. Tuvalet egitimi, sira beklemek ve bir sürü konuda görerek uygulayabiliyorlar. Akranlari ile birlikte olmak onlara müthis bir beceri katiyor. Mesela benim 8 yasindaki oglum Doruk Yavuz’da bir down sendromlu bireydir ve bir gün onu parkta gezdirirken, diger çocuktan baba kelimesini duymus. Bana, ‘baba’ diye seslendiginde dünyalar benim olmustu” diyerek duygularini ifade etti.
“Bu bireylerden müthis yetenekli sporcular ve sanatçilar çikabiliyor”
Down sendromlu bireylerin ne kadar çok sosyallesirler ise sanatta, sporda ve diger branslarda yeteneklerinin meydana çiktigini dile getiren Yavuz, “Bu bireylerden müthis yetenekler ve basarili insanlar çikiyor ve dünya literatürünü de incelerseniz çok örnek bulacaksiniz. Ailelere bu konuda çok is düsüyor ve mutlaka onlari çesitli faaliyetlere ve aktivitelere yönlendirsinler. Sonrasinda kurumdaki egitmenler, bilinçli bir sekilde gerekeni yapiyor. Baslangiçta bireysel olarak çalistiriliyorlar ve çocuk kendini gerçeklestirmeye basladigi anda ortama çabucak isiniyor. Down sendromlu bireylerin kas yapilari ise normal gelisim gösteren çocuklara göre çok daha esnek oluyor. Jimnastik, yüzme ve son zamanlarda masa tenisinde basarili isler yapiyorlar. Antrenörün, çocuk ile iyi bir bag kurmasi ve disiplinli çalisma neticesinde hedefleri büyüyor. Eskisehir’de bir down sendromlular basketbol takimi kurmak istiyoruz. Su an için gerekli altyapi eksiklerimizi tamamliyoruz” dedi.
“Mahremiyet egitimi dogru ve zamaninda olmalidir”
Mahremiyet egitimi çerçevesinde ailelere çok is düstügünü söyleyen Yauvuz, konu ile alakali olarak sözlerine su sekilde devam etti:
“Normal gelisim gösteren çocuklar dogal yollar ile mahremiyet egitimi sürecini atlatabiliyorlar fakat bizim için bu durum biraz daha zor geçiyor. Çocuk tuvalet egitimini alirken ayni zamanda mahrem konularinda da bilinçleniyor. Bu egitim, dogru ve zamaninda alinir ise ileride istismara yol açilabilecek durumlar ile karsi karsiya kalmasi söz konusu olamaz. Aileler gerekirse bir uzmana danisarak ya da diger ailelerden yardim alarak bu süreci atlatabilirler. Özel egitimde Eskisehir, Türkiye’nin en fazla talep gören kentleri arasinda yer aliyor. Rehabilitasyon egitimleri, hocalarin uzmanligi ve okullarin fiziki durumu gayet elverislidir.”
“Ötekilerden bir farkimiz yok”
Down Sendromlular Eskisehir Temsilcisi Yavuz; “Insanlar, çocuklarimiza aciyarak ya da yargilayarak baktiklarinda çocuklar bunu rahatlikla fark ediyor. Normal gelisim gösteren çocuklara nasil davraniliyor ise hiçbir fark gözetmeksizin bizlere de ayni sekilde davranilmasini bekliyoruz. Dernek olarak ötekilerden bir farkimiz olmadigini belirtmek istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladi.
“Bana ‘baba’ dediginde dünyalar benim olmustu”
“Rehberlik arastirma merkezlerinin degerlendirmelerinde birey için kaynastirma raporu verilmesine ragmen okula ilk kayit yaptirilirken yetkililer tarafindan problemler yasanabiliyor” diyen Ugur Yavuz, “Zaman zaman da siniftaki ögretmenler bu sorumlulugu almak istemeyebiliyorlar ve tabi ki bu süreçten en fazla çocuklar etkileniyor. Aslinda sosyal olarak ailenin hakki var ama bu tip vakalara karsi özel egitime yönlendiriliyorlar. Bizim çocuklardan beklentimiz muazzam bir kariyer degil aksine sosyallesmelerini, kaynasmalarini görebilmektir. Tuvalet egitimi, sira beklemek ve bir sürü konuda görerek uygulayabiliyorlar. Akranlari ile birlikte olmak onlara müthis bir beceri katiyor. Mesela benim 8 yasindaki oglum Doruk Yavuz’da bir down sendromlu bireydir ve bir gün onu parkta gezdirirken, diger çocuktan baba kelimesini duymus. Bana, ‘baba’ diye seslendiginde dünyalar benim olmustu” diyerek duygularini ifade etti.
“Bu bireylerden müthis yetenekli sporcular ve sanatçilar çikabiliyor”
Down sendromlu bireylerin ne kadar çok sosyallesirler ise sanatta, sporda ve diger branslarda yeteneklerinin meydana çiktigini dile getiren Yavuz, “Bu bireylerden müthis yetenekler ve basarili insanlar çikiyor ve dünya literatürünü de incelerseniz çok örnek bulacaksiniz. Ailelere bu konuda çok is düsüyor ve mutlaka onlari çesitli faaliyetlere ve aktivitelere yönlendirsinler. Sonrasinda kurumdaki egitmenler, bilinçli bir sekilde gerekeni yapiyor. Baslangiçta bireysel olarak çalistiriliyorlar ve çocuk kendini gerçeklestirmeye basladigi anda ortama çabucak isiniyor. Down sendromlu bireylerin kas yapilari ise normal gelisim gösteren çocuklara göre çok daha esnek oluyor. Jimnastik, yüzme ve son zamanlarda masa tenisinde basarili isler yapiyorlar. Antrenörün, çocuk ile iyi bir bag kurmasi ve disiplinli çalisma neticesinde hedefleri büyüyor. Eskisehir’de bir down sendromlular basketbol takimi kurmak istiyoruz. Su an için gerekli altyapi eksiklerimizi tamamliyoruz” dedi.
“Mahremiyet egitimi dogru ve zamaninda olmalidir”
Mahremiyet egitimi çerçevesinde ailelere çok is düstügünü söyleyen Yauvuz, konu ile alakali olarak sözlerine su sekilde devam etti:
“Normal gelisim gösteren çocuklar dogal yollar ile mahremiyet egitimi sürecini atlatabiliyorlar fakat bizim için bu durum biraz daha zor geçiyor. Çocuk tuvalet egitimini alirken ayni zamanda mahrem konularinda da bilinçleniyor. Bu egitim, dogru ve zamaninda alinir ise ileride istismara yol açilabilecek durumlar ile karsi karsiya kalmasi söz konusu olamaz. Aileler gerekirse bir uzmana danisarak ya da diger ailelerden yardim alarak bu süreci atlatabilirler. Özel egitimde Eskisehir, Türkiye’nin en fazla talep gören kentleri arasinda yer aliyor. Rehabilitasyon egitimleri, hocalarin uzmanligi ve okullarin fiziki durumu gayet elverislidir.”
“Ötekilerden bir farkimiz yok”
Down Sendromlular Eskisehir Temsilcisi Yavuz; “Insanlar, çocuklarimiza aciyarak ya da yargilayarak baktiklarinda çocuklar bunu rahatlikla fark ediyor. Normal gelisim gösteren çocuklara nasil davraniliyor ise hiçbir fark gözetmeksizin bizlere de ayni sekilde davranilmasini bekliyoruz. Dernek olarak ötekilerden bir farkimiz olmadigini belirtmek istiyoruz” diyerek sözlerini tamamladi.
Kaynak: İHA

























