Emre Belözoğlu: Bilic'e bir şey söylemem gerekiyordu

Beşiktaş Fenerbahçe derbisinde Bilic'e küfür ettiği öne sürülen Emre Belözoğlu basın toplantısı düzenleyerek "Bilic'e birşey söylemem gerekiyordu" dedi.

Söylediklerinin küfür olmadığını iddia eden Fenerbahçe kaptanı Emre Belözoğlu, şunları söyledi;

TEK TARAFLI ALGI OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILIYOR
Ülkemizin futbolunun sorunlarının saha içinden çok saha dışında olduğu kadar tecrübeliyim. Beşiktaş maçının, skorun önüne geçecek kadar büyük bir sorun olduğuna inanmıyorum. Benim tarafımdan tek taraflı bir algı oluşturulmaya çalışılması da rahatsızlık verici. Çünkü benim de orada karşılaştığım bir tavır ve söz var. Ama tek benim üzerimden gidersek hakkaniyetli olmaz. Türkiye'de herkesin her konuyla ilgili fikri var ama bilgisi yok.

BİLİC'E BİRŞEY SÖYLEMEM GEREKİYORDU
Bilic'in bana sarı kart pozisyonunun ardından bir yaklaşımı oldu. Ben saha içerisinde bir futbolcu ile diyaloga girebilirim. Ben hoca ile bir diyaloga girsem bunu hata olarak kabul edebilirsiniz. Ama ondan böyle bir şey gelince kendisinin de bildiği hakaret olmayan bir söylemim var. Bunun bir küfür olarak adlandırılması üzüntü verici. Bu söz küfür değil ve bunu Sayın Bilic de biliyor. Ama onun bu olaya müdahil olmasından rahatsız olduğumu belirterek 'git işine, bak işine' gibi algılanması gerektiğini kendisi de biliyor. Bu küfür olarak algılandı. Böyle algılaması da benim adıma üzüntü verici. Şunu da biliyorum Benim saha içerisindeki profilim eleştiriye müsait bir profil. Ama benim hatalarımın da karşılığının hakkaniyetli olması gerektiğine inanıyorum. Ama bu maçta birisinin üzerine bu kadar gidilecek bir durum olmadığını düşünüyorum. Bilic bana saha içerisinde bu kadar müdahale edince benim de ona bir şey söylemem gerekti. Bunu hakaret olarak algılamaması gerekir çünkü söylediklerim küfür değil.

SEN KİMSİN? DİYE SORARIM
Devre arasında 'Bilic seni körükte bekliyor' dediler. Devre arasında kendi hocamdan fırça yiyeceksim yiyeyim. Rakip takımın hocası ile diyaloga girmek istemem. Eğer yolumu kesersen ben de sana 'sen kimsin?' diye sorarım. Hocam değilsin, seninle muhatap olacağım bir ortam yok. Soyunma odasına giderken rakip takımın hocası rakip takımın kaptanını durduruyorsa benim de o zaman ona bir şey söyleme hattım doğuyor.

Olayların arasından 3 gün geçmesine karşın kimseyle ilgili konuşmak istemiyorum. Çünkü sahanın içinde olanın orada kalması gerektiğine inanıyorum.