Down Sendromlu Can Babalık'tan İnsanlık Dersi
Can Babalık Down Sendromlu bir yüzücü.
Amerika doğumlu ancak Kocaeli’nde yaşıyor . Çevresinde ' Can sevimli çocuğumuz ' diye bilinen Can Babalık ' ın yaptığı fedakarlık , takip edenlere “Helal sana Can” dedirtti . 15 yaşında Down Sendromlu bir yüzücü . Can’ı haberlere konu eden onun insanlığı . O sporda kazanmak için herşeyin mubah olmadığını yüzümüze şamar gibi vuran “özel” bir çocuk . Kocaeli Yenidoğan Özel Sporcular Spor Kulübü’nün sporcusu Can Babalık , futbol holiganlarının İstanbul’u yakıp yıktığı bir ortamda verdiği insanlık dersiyle kendini izleyenleri adeta ağlattı . Amerika Virginia doğumlu olan Can Babalık , iki yıldan bu yana yüzme sporuyla uğraşıyor . Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu’nun 2012 yılı faaliyet programında yer alan Türkiye Özel Sporcular Yüzme Şampiyonası’nda özel olsun , sağlam olsun tüm insanlara müthiş bir centilmenlik dersi verdi .
İŞTE MÜTHİŞ HİKAYE
100 metre serbestte yarışan ve üçüncü olan Can Babalık , yarış öncesi antrenörü nezaretinde hazırlıklar yaparken , bir sese kulak misafiri oluyor ister istemez . Hemen yanı başında aynı kategoride yüzeceği rakibinin hocası “Buradan ya altın ya da gümüş madalyayla dönmelisin” sözlerine dikkat kesiliyor . Isınmalar bitiyor , hakemler startı veriyor ve sporcular havuzda kıyasıya bir mücadeleye girişiyor .
100 metrenin finişine çok az bir mesafe kala Can Babalık , geriye dönüp bakıyor . Hocasının mutlaka birinci veya ikinci olacaksın dediği rakibi gerisinde . Çok rahat bir şekilde finişe varacakken , Can Babalık bir anda çivileniyor havuzun ortasında . Rakibi Can’ı geçerek 100 metrede gümüş madalya alıyor , Can ise yeniden yüzerek arkadaşının ardından üçüncü oluyor . “O BİR PIRLANTA” Havuz ortasında olan olaydan bir anlam çıkaramayan Can Babalık’ın hocası Cengiz Göktaş , yarış sonrası kucaklıyor , sporcusunu . “Hayırdır Can neden durdun bir anda? sorusunu sorar sormaz Can , olayı anlatıyor . Bir anda gözlerinden yaş boşalan Cengiz hoca , Can’ı kucaklıyor “sana da bu yakışır” diyerek anlından öpüyor bu “özel” çocuğu . İki yıldan bu yana Can’ın antrenörlüğünü yapan Cengiz Göktaş , sporcusunu , “Gönüllerin şampiyonu” diye çağırıyor . Güya spor adına her türlü vahşeti yapmaktan geri kalmayan futbol holiganlarının İstanbul’u korku şehrine çevirdiği bir sırada Can’ın bu insanlığı ne yazıkki tabiri caizse “güme” gidiyor . “Pırlanta gibi bir kalbe sahip” diyor Cengiz Göktaş Can için . Can’ın davranışını hepimiz için örnek alınması gereken bir insanlık dersi olarak değerlendiriyor . “Can gibileri çoğalmalı” diyor .
Sözde sağlam ve sağlıklı ( ! ) olanların kazanma adına ortaya koyduğu her türlü rezalete dikkat çekiyor ve ders çıkarılması gerektiğini ifade ediyor Cengiz hoca son söz olarak . ONUNLA GURUR DUYUYORUZ Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Başkanı Gürdal Gümüş de yaşanan bu olay karşısında duygularını , şöyle anlattı : “Onun gibi bir sporcuya sahip olduğumuz için kendimizi çok şanslı sayıyorum . Sporun ruhunda var olan barış , kardeşlik ve centilmenlik ilkesine göre hareket edemeyenler , Can’ın bu davranışı karşısında ne yaparlar doğrusu merak ediyorum . Sporda her şeyin kazanmak olmadığını Can bu asil davranışıyla tüm Türkiye’ye ispat etmiştir . Onu alnından öpüyor ve fair - play ' lik bu davranışından dolayı tebrik ediyorum . ”
İŞTE MÜTHİŞ HİKAYE
100 metre serbestte yarışan ve üçüncü olan Can Babalık , yarış öncesi antrenörü nezaretinde hazırlıklar yaparken , bir sese kulak misafiri oluyor ister istemez . Hemen yanı başında aynı kategoride yüzeceği rakibinin hocası “Buradan ya altın ya da gümüş madalyayla dönmelisin” sözlerine dikkat kesiliyor . Isınmalar bitiyor , hakemler startı veriyor ve sporcular havuzda kıyasıya bir mücadeleye girişiyor .
100 metrenin finişine çok az bir mesafe kala Can Babalık , geriye dönüp bakıyor . Hocasının mutlaka birinci veya ikinci olacaksın dediği rakibi gerisinde . Çok rahat bir şekilde finişe varacakken , Can Babalık bir anda çivileniyor havuzun ortasında . Rakibi Can’ı geçerek 100 metrede gümüş madalya alıyor , Can ise yeniden yüzerek arkadaşının ardından üçüncü oluyor . “O BİR PIRLANTA” Havuz ortasında olan olaydan bir anlam çıkaramayan Can Babalık’ın hocası Cengiz Göktaş , yarış sonrası kucaklıyor , sporcusunu . “Hayırdır Can neden durdun bir anda? sorusunu sorar sormaz Can , olayı anlatıyor . Bir anda gözlerinden yaş boşalan Cengiz hoca , Can’ı kucaklıyor “sana da bu yakışır” diyerek anlından öpüyor bu “özel” çocuğu . İki yıldan bu yana Can’ın antrenörlüğünü yapan Cengiz Göktaş , sporcusunu , “Gönüllerin şampiyonu” diye çağırıyor . Güya spor adına her türlü vahşeti yapmaktan geri kalmayan futbol holiganlarının İstanbul’u korku şehrine çevirdiği bir sırada Can’ın bu insanlığı ne yazıkki tabiri caizse “güme” gidiyor . “Pırlanta gibi bir kalbe sahip” diyor Cengiz Göktaş Can için . Can’ın davranışını hepimiz için örnek alınması gereken bir insanlık dersi olarak değerlendiriyor . “Can gibileri çoğalmalı” diyor .
Sözde sağlam ve sağlıklı ( ! ) olanların kazanma adına ortaya koyduğu her türlü rezalete dikkat çekiyor ve ders çıkarılması gerektiğini ifade ediyor Cengiz hoca son söz olarak . ONUNLA GURUR DUYUYORUZ Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Başkanı Gürdal Gümüş de yaşanan bu olay karşısında duygularını , şöyle anlattı : “Onun gibi bir sporcuya sahip olduğumuz için kendimizi çok şanslı sayıyorum . Sporun ruhunda var olan barış , kardeşlik ve centilmenlik ilkesine göre hareket edemeyenler , Can’ın bu davranışı karşısında ne yaparlar doğrusu merak ediyorum . Sporda her şeyin kazanmak olmadığını Can bu asil davranışıyla tüm Türkiye’ye ispat etmiştir . Onu alnından öpüyor ve fair - play ' lik bu davranışından dolayı tebrik ediyorum . ”


























