Samet Aybaba ağır konuştu
Samet Aybaba katıldığı programda Süper Lig yayın ihalesi, Maraton programının yayından kaldırılması, Milli Takım ve Süper Lig üzerine çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Samet Aybaba, “Maraton” adlı TV programının yayından kaldırılmasına sert tepki göstererek, "Futbolun kalitesine nereden bakıldığını anlayamadım ben. Her maç tüm stat küfür ediyor. Önce onu düzeltsinler o zaman. Kaliteyi düzeltecekseniz yöneticilerin, teknik direktörlerin ve taraftarların konuşmalarına bakın. Siz sadece bir TV programını kaldırarak neyi düzelteceksiniz? Eğer böyle sistemle bir çalışma içerisine girilecek ise, düzeltilmesi gereken o kadar çok topluluk var ki... Gücünüz varsa, yetiyorsa onların üzerine gidin. Ben bunun tamamen kişisel bir sorun olduğunu düşünüyorum. Gayet güzel izliyorduk programları. Türk insanının futbola ilgisini, merakını artıran bir program olduğunu düşünüyorum ben" dedi.
Aybaba, Milli Takım’ın başına getirilecek olan teknik direktör yerli mi yabancı mı olsun tartışmalarını şöyle değerlendirdi:
“Biz nasıl bir Milli Takım direktörü arıyoruz? Hiç bu konuşulmuyor. Bizim Milli Takımımız şu anda hangi durumda? Önümüzde kuraları çekilmiş bir Avrupa Şampiyonası var. Bu şampiyona için nasıl bir sistemle çalışmamız lazım? Nasıl bir teknik direktöre ihtiyacımız var? Bu bir turnuvadır. Her teknik direktör de turnuvayı yönetemez. Bu soruların sorulduğu bir futbol programı duydunuz mu hiç? Biz yabancı mı yerli mi diye konuşacağımıza, faydalı olabilecek teknik direktörü konuşalım. Ama ülkemizde herkes farklı düşünüyor. Milli Takım teknik direktörünün yabancı olmasını isteyen bir grup var. Çünkü onlar yabancı teknik direktörü takımın başına koyup, kendileri arkada at koşturacaklar.
Yerli teknik direktör olsun diyen arkadaşlarımız da var. Çoğu arkadaşımız da bu görev için talip olduğunu söylüyor. Bu arkadaşların hepsi değerlendirebilir. Ama Milli Takım’a iyi teknik direktör olabilecek, iyi yönetecek bir hoca lazım.Şuanki Milli Takım’ın yapısını yönetebilecek kişi Trepattoni’dir. Biz ne yapmak istiyoruz? Avrupa şampiyonu mu olmak istiyoruz? Yarışmacı antrenör lazım bize o zaman. Hayır biz sistemi değiştirelim. Artık alt yapıdan futbolcu da yetişmiyor. Alt yapıdan gelen oyuncuları değerlendirelim. 2-3 yıllık bir A2 takımı kuralım. Bu takımdan da yukarı oyuncular yetiştirelim.Bunları hiç konuşmadan yerli mi olsun yabancı mı olsun diye tartışıyorlar. Sonra bizim arkadaşlarımızı da kırıyorlar. Soruyorlar Milli Takım teknik direktörü olur musun? Türkiye’de her teknik direktör Milli Takım’ı ister. Arkadaşlar da olmak istediklerini söylüyorlar. Bu insanlarla neden gurur duymuyorlar. Bu istekte, arzuda bir sürü teknik direktör var Türkiye’de. Bundan mutluluk duyulması lazım. Ama maalesef, bunlar böyle, bunlar şöyle şeklinde karalama kampanyaları yapılmaktadır. Bunlar doğru şeyler değildir"
Samet Aybaba, Milli Takım için isminin neden geçmediğini; “Ben çok şey yaptım Türk futboluna. Gittiğim her takımda başarılı oldum. 3 kez final oynattım. 1 Başbakanlık Kupası, 2 Türkiye Kupası kazandırdım. 2.Lig’de bir kez çalıştım. O takımı şampiyon yaptım. 3 kez TFF bana genç oyuncu yetiştirme ödülü verdi. Benim duruşum da, dünya görüşüm de bellidir. Ben kendi halimde bir adamım. O yüzden benim gibi bir adamın orada konuşulmaması gayet normaldir. Kriter konulmadıktan sonra bu işleri doğru yapamazsınız. Göreceksiniz bunlardan Türk futbolu zararlı çıkacak. Alt yapılarla ilgili de yeni planlar yapılıyor. Nasıl daha yararlı olabilecek? Oyuncularla ilişkileri kurabilecek, onların performansını artırabilecek antrenör tipleri lazım. Yöneticinin veya federasyonun istediği antrenör değil” sözleriyle açıkladı.
Süper Lig’deki mücadeleyi değerlendiren Samet Aybaba, “Ankaraspor’un düşmesi aşağıdaki takımları çok rahatlattı. Denizli tarihinin en kötü performansını sergiliyor. Hiç galibiyeti yok. Bu da ligde aşağı tarafı bayağı bir rahatlattı. Önümüzdeki maçlar ne olacağını gösterecektir. Her hafta bir Anadolu takımı lider takımlardan puan alabiliyor. Yukarıda da 5 tane iyi takım var. Hepsi dirençli takımlar. Fenerbahçe iyi bir başlangıç yaptı. Beşiktaş ise 1 maç eksikle yoluna devam ediyor. Bu yarışta Beşiktaşın da, Bursaspor ve Kayserispor’un da çok büyük şansı var. Ligde çok heyecanlı bir yukarı taraf, az heyecanlı bir aşağı taraf var diyebiliriz” dedi.
Tecrübeli teknik adam, geçtiğimiz ay içinde yapılan ve 321 milyon dolara yayın hakları tekrar Lig TV’ye verilen yayın ihalesini şöyle değerlendirdi:
“İki yayıncı kuruluşun böyle bir yarışa girmesi, bu yayın ihalesinin fiyatını biraz yükselttiğini düşünüyorum. Ama önemli olan Türk futboluna aktarılacak paradır.Çok büyük bir miktara yükseldi bu. Paranın çok büyük bir miktara çıkmış olması önemli değil bence.Kulüp yapılanmaları böyle olduğu sürece, transfer politikaları böyle olduğu sürece ve kulüplerin kendi öz kaynaklarına dönmediği sürece bu paralar da yetmeyecektir. Zamanla göreceksiniz bu kulüpler daha büyük beklentiler içine girecektir. Önemli olan çok para değil, parayı iyi kullanabilmektir. İnşallah kulüplerimiz ortaya çıkan bu imkanı iyi değerlendirir. Bunun bir kısmını kendi alt yapılarına ayırır. Bir kısımını da doğru transferler yaparak değerlendirir. Artık çünkü dünya ekonomisi, boşa gidecek paraları kaldıracak güçe değil. Kulüpler Birliği’nin bu sistemi kaldırma şansı çok düşük bugünden itibaren”
Aybaba, Milli Takım’ın başına getirilecek olan teknik direktör yerli mi yabancı mı olsun tartışmalarını şöyle değerlendirdi:
“Biz nasıl bir Milli Takım direktörü arıyoruz? Hiç bu konuşulmuyor. Bizim Milli Takımımız şu anda hangi durumda? Önümüzde kuraları çekilmiş bir Avrupa Şampiyonası var. Bu şampiyona için nasıl bir sistemle çalışmamız lazım? Nasıl bir teknik direktöre ihtiyacımız var? Bu bir turnuvadır. Her teknik direktör de turnuvayı yönetemez. Bu soruların sorulduğu bir futbol programı duydunuz mu hiç? Biz yabancı mı yerli mi diye konuşacağımıza, faydalı olabilecek teknik direktörü konuşalım. Ama ülkemizde herkes farklı düşünüyor. Milli Takım teknik direktörünün yabancı olmasını isteyen bir grup var. Çünkü onlar yabancı teknik direktörü takımın başına koyup, kendileri arkada at koşturacaklar.
Yerli teknik direktör olsun diyen arkadaşlarımız da var. Çoğu arkadaşımız da bu görev için talip olduğunu söylüyor. Bu arkadaşların hepsi değerlendirebilir. Ama Milli Takım’a iyi teknik direktör olabilecek, iyi yönetecek bir hoca lazım.Şuanki Milli Takım’ın yapısını yönetebilecek kişi Trepattoni’dir. Biz ne yapmak istiyoruz? Avrupa şampiyonu mu olmak istiyoruz? Yarışmacı antrenör lazım bize o zaman. Hayır biz sistemi değiştirelim. Artık alt yapıdan futbolcu da yetişmiyor. Alt yapıdan gelen oyuncuları değerlendirelim. 2-3 yıllık bir A2 takımı kuralım. Bu takımdan da yukarı oyuncular yetiştirelim.Bunları hiç konuşmadan yerli mi olsun yabancı mı olsun diye tartışıyorlar. Sonra bizim arkadaşlarımızı da kırıyorlar. Soruyorlar Milli Takım teknik direktörü olur musun? Türkiye’de her teknik direktör Milli Takım’ı ister. Arkadaşlar da olmak istediklerini söylüyorlar. Bu insanlarla neden gurur duymuyorlar. Bu istekte, arzuda bir sürü teknik direktör var Türkiye’de. Bundan mutluluk duyulması lazım. Ama maalesef, bunlar böyle, bunlar şöyle şeklinde karalama kampanyaları yapılmaktadır. Bunlar doğru şeyler değildir"
Samet Aybaba, Milli Takım için isminin neden geçmediğini; “Ben çok şey yaptım Türk futboluna. Gittiğim her takımda başarılı oldum. 3 kez final oynattım. 1 Başbakanlık Kupası, 2 Türkiye Kupası kazandırdım. 2.Lig’de bir kez çalıştım. O takımı şampiyon yaptım. 3 kez TFF bana genç oyuncu yetiştirme ödülü verdi. Benim duruşum da, dünya görüşüm de bellidir. Ben kendi halimde bir adamım. O yüzden benim gibi bir adamın orada konuşulmaması gayet normaldir. Kriter konulmadıktan sonra bu işleri doğru yapamazsınız. Göreceksiniz bunlardan Türk futbolu zararlı çıkacak. Alt yapılarla ilgili de yeni planlar yapılıyor. Nasıl daha yararlı olabilecek? Oyuncularla ilişkileri kurabilecek, onların performansını artırabilecek antrenör tipleri lazım. Yöneticinin veya federasyonun istediği antrenör değil” sözleriyle açıkladı.
Süper Lig’deki mücadeleyi değerlendiren Samet Aybaba, “Ankaraspor’un düşmesi aşağıdaki takımları çok rahatlattı. Denizli tarihinin en kötü performansını sergiliyor. Hiç galibiyeti yok. Bu da ligde aşağı tarafı bayağı bir rahatlattı. Önümüzdeki maçlar ne olacağını gösterecektir. Her hafta bir Anadolu takımı lider takımlardan puan alabiliyor. Yukarıda da 5 tane iyi takım var. Hepsi dirençli takımlar. Fenerbahçe iyi bir başlangıç yaptı. Beşiktaş ise 1 maç eksikle yoluna devam ediyor. Bu yarışta Beşiktaşın da, Bursaspor ve Kayserispor’un da çok büyük şansı var. Ligde çok heyecanlı bir yukarı taraf, az heyecanlı bir aşağı taraf var diyebiliriz” dedi.
Tecrübeli teknik adam, geçtiğimiz ay içinde yapılan ve 321 milyon dolara yayın hakları tekrar Lig TV’ye verilen yayın ihalesini şöyle değerlendirdi:
“İki yayıncı kuruluşun böyle bir yarışa girmesi, bu yayın ihalesinin fiyatını biraz yükselttiğini düşünüyorum. Ama önemli olan Türk futboluna aktarılacak paradır.Çok büyük bir miktara yükseldi bu. Paranın çok büyük bir miktara çıkmış olması önemli değil bence.Kulüp yapılanmaları böyle olduğu sürece, transfer politikaları böyle olduğu sürece ve kulüplerin kendi öz kaynaklarına dönmediği sürece bu paralar da yetmeyecektir. Zamanla göreceksiniz bu kulüpler daha büyük beklentiler içine girecektir. Önemli olan çok para değil, parayı iyi kullanabilmektir. İnşallah kulüplerimiz ortaya çıkan bu imkanı iyi değerlendirir. Bunun bir kısmını kendi alt yapılarına ayırır. Bir kısımını da doğru transferler yaparak değerlendirir. Artık çünkü dünya ekonomisi, boşa gidecek paraları kaldıracak güçe değil. Kulüpler Birliği’nin bu sistemi kaldırma şansı çok düşük bugünden itibaren”


























