FETÖ'nün Futbol Yapılanmasına İddianamesinde Yer Alan Tanıktan Emre Belözoğlu Açıklamaları

FETÖ’nün futbol ayağına ilişkin soruşturmada, eski milli futbolcular İsmail Demiriz, Arif Erdem ve Uğur Tütüneker hakkında “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. İddianamede, futbol dünyasının eski imamlarından olduğu öne sürülen Said Alpsoy’un, futbolcu Emre Belözoğlu ile ilgili beyanlarına yer verildi.

İstanbul Cumhuriyet başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından Fetullahçı Terör Örgütü’nün futbol ayağına yönelik 3 eski futbolcu hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.

Savcı Mehmet Şenay Baygın tarafından hazırlanan 92 sayfalık iddianamede, şüpheli Arif Erdem’in firari, İsmail Demiriz’in tutuklu olduğu, Uğur Tütüneker hakkında ise adli kontrol tedbiri bulunduğu hatırlatıldı.

Şüphelilerden Arif Erdem’in, FETÖ’nün kriptolu haberleşme programı Bylock kullanıcısı olduğunun tespit edildiği ve örgütün futbol ayağının önemli adamlarından biri olduğuna yer verilen iddianamede, soruşturma kapsamında dinlenen bazı tanıkların ifadeleri dikkat çekti.

İddianamede, soruşturma aşamasında ifadesi alınan ve futbol dünyasının eski imamlarından olduğu öne sürülen Said Alpsoy’un, şu anda Medipol Başakşehir takımında oynayan futbolcu Emre Belözoğlu ile ilgili beyanlarına yer verildi.



Tanık ifadesinde Emre Belözoğlu’nu anlattı

Belözoğlu’nun 2000’li yıllarda kendisini arayarak, “FETÖ’den gizli 1’inci lig takımlarındakileri toplayıp İslami bilgi verelim. Allah’a karşı kendimi sorumlu hissediyorum. Ama FETÖ ile bu tarz işler yapılamaz. Onlar bu işi paraya dökmüş” dediğini belirten tanık Alpsoy, bu talebi gerçekleştiremediklerini, birkaç hafta sonra ise Belözoğlu’nun kendisiyle irtibatı kestiğini söyledi.



Futbol alanı Fetullah Gülen tarafından özellikle seçildi

FETÖ’nün silahlı kanadının yanında paralel devlet yapılanması şeklinde örgütlendiği için devletin her alanında olduğu gibi toplumu ilgilendiren yaşam alanlarında da örgütlenme içerisine girdiği belirtilen iddianamede, özellikle spor anlamında futbolun en popüler spor dalı olması, asıl amacının dışında farklı baskı aracı olarak kullanmaya elverişli olması nedeniyle bu alanın örgüt elebaşı Fetullah Gülen tarafından özellikle seçildiği vurgulandı.

Asıl amaç milyon dolarlık kulüpleri ele geçirmek

Örgütün asıl amacının yıllık bütçeleri milyon dolarları bulan, çok sayıda insanla taraftarlık bağı bulunan büyük kulüpleri ele geçirmek olduğuna değinilen iddianamede, “Bu nedenle kendilerine engel teşkil ettiğini düşünen kişi ve kuruluşlara karşı her türlü hukuk dışı yolu emniyet ve yargı kurumlarında bulunan örgüt elemanlarında kumpas kurularak ortadan kaldırmaya çalışmışlardır” ifadelerine yer verildi.

İddianamede, özellikle şike kumpas olarak bilinen davanın planın en önemli göstergesi olduğu belirtildi.

Hakan Şükür’ün dosyası ayrıldı

Şüpheli Hakan Şükür hakkında anı suçlamayla önceden Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’nda soruşturma yapıldığı ve bu nedenle Şükür hakkındaki dosyanın ayrılarak yetkisizlik kararıyla Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği ifade edildi.

Futbol dünyasından 3 şüpheli hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle hazırlana iddianame Başsavcılık tarafından onaylanarak, Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

Kaynak: İHA